Günümüzde üretim yapan işletmeler, müşterilerin değişen ihtiyaçlarını karşılamak için hem rekabetçi hem de yenilikçi bir yapıya sahip olmalıdır.. İşletmeler, bir yandan müşterilerinin yüksek standarttaki beklentilerini düşük maliyetlerle üretim yaparak karşılamayı hedeflerken bir yandan da üretim sahalarını daha iyi analiz etme ve verimliliklerini arttırmanın yollarını aramaya yönelmektedirler. İşte bu noktada işletmeler şu soruları sormaya başlar: Kapasitemin ne kadarını verimli kullanıyorum? Makinelerimin performansı nasıl? En uzun makine duruşum nedir? Nerede iyileştirme yapsam en büyük faydayı sağlarım? Yeni makine ve insan yatırımı yapmadan nasıl ek kapasite sağlarım? Şu an hangi makinem arızalı? Makinelerim dün hangi üründen ne kadar eksik üretti? Ürünlerimin üretim hızları nedir? Doğru maliyetlendirme yapıyor muyum? Bu soruları sormaya başladıklarında MES MOM sistemine ihtiyaç duyduklarının farkına varırlar.
İşletmeler, MES MOM sitemine ihtiyaç duyduklarını fark edip karar verme aşamasına geçmeden hemen önce, bazı konularda korkulara yaşarlar: İşletme altyapısının yeterli olup olmadığı, bütçe kısıtları, sistemi uzun ve riskli bir yatırım olarak görme, endüstriyel yeniliklerde geri kalma korkusu, kültürel ve dijital dönüşüme uygun olmama vb. İşletmelerin bu korkularını yenmesi, doğru çözüm ortağını seçmeleri ve ihtiyaçları ile beklentilerini çözüm ortağına net olarak ifade etmeleriyle mümkün olacaktır. Aslında bu aşamayı geçmek, en kritik kilometre taşını geride bırakmak anlamını taşır. Çünkü artık üretim işletmeleri ne istediğini bilen ve isteğine cevap verebilecek bir çözüm ortağına sahip olacaktır.
Bu kritik kilometre taşı sonrası bir MES MOM kurulumu sürecinde üretim işletmelerini bekleyen bazı safhalar mevcuttur. Bu safhaların ilki analiz safhasıdır. Analiz safhası sonuçlandıktan sonra üretim yönetim sistemi kurulumu için donanım hazırlığı ve kurulumu, sonrasında ise yazılım hazırlığı ve kurulumu aşamaları bulunmaktadır. Bütün hazırlık aşamalarının ardından üretim yönetim sisteminin devreye alınması süreci gerçekleşmektedir. Daha sonra ise MES MOM sistemi kurulumu sonrası eğitimler aracılığıyla işletmede yer alan çalışanlar bilgilendirilmektedir.
Analiz safhası, işletmenin hem sahadaki makinelerinin analiz edildiği, hem de işletmenin isteklerinin detaylandırıldığı kısımdır. Saha analiz kısmı, MES MOM kurulumunun belki de en önemli adımı olan doğru sinyalizasyonunun sağlandığı, makinelerin hangi noktalarından hangi yöntemlerle sinyal alınmasına karar verildiği adımdır. İşletmelerin isteklerinin analiz edilmesi ise bu sistemden en faydalı şekilde yararlanması için gerekli taleplerin tasarlanması kısmını oluşturmaktadır. Analiz kısmının ardından işletmeleri donanım hazırlıkları kısmı beklemektedir. MES MOM sistemlerinin kurulumundaki donanım hazırlıkları ve kurulum safhası, işletmelerin fiziki şartlarının sisteme uygun hale getirilmesi safhasıdır. Bu safha, saha ve bilgi işlem katmanı olarak iki katmandan oluşmaktadır:
Yazılım hazırlıkları ve kurulum safhası, işletmenin isteklerinin analizi sonrası oluşan tasarıma göre sistemin uyarlandığı aşamadır. Burada tüm sistem müşteriye göre tasarlanmaz sadece işletme özelindeki istekler sisteme eklenerek ilerlenir. Hal böyle olunca bir MES sisteminin standart kapsamının zenginliği, esnekliği ve ihtiyaçları karşılama oranı çok değerli bir payı oluşturmaktadır. Bu standardın zenginliği ise ancak çok fazla işletme ve sektör tecrübesinden, müşteri geri bildirimlerine verilen önemlerden oluşmaktadır.
MES MOM sistemlerini devreye alma safhası, işletmenin sisteme tanıtıldığı ve ERP ya da 3. parti sistemler ile entegrasyonun sağlandığı aşamadır. Makinelerin, ürünlerin, operatörlerin, duruş ve hurdaların, vardiya bilgilerinin, kullanıcıların, üretim şeklinin sisteme tanıtıldığı kısım bu aşamadır. Aslında bu aşama işletmenin MES MOM sistemini yapılandırdığı ve kendi işletme bilgileriyle daha da değerini artırdığı aşama olarak görülebilir. Bütün hazırlık safhalarının ardından kurulumu gerçekleştirilen MES MOM sisteminin eğitim aşaması, her ne kadar sistemin kullanımının öğrenildiği bir aşama gibi görülse de, işletmelerin gerçek ihtiyacı, ekranların nasıl kullanıldığının gösteriminden ibaret değildir. Zincirin son halkası olarak görülen MES MOM eğitimleri, MES MOM kurulumundaki tüm yapılanların bir değerinin ve anlamının ortaya çıkacağı safhadır. Yanlış verilen bir eğitimle işletmeye bırakılan bir MES MOM sisteminin ömrünün uzun olması asla düşünülemez. İşletmeye kayıplarını nasıl analiz edeceği, kök sebebe nasıl ilerleneceği öğretilmelidir. Üretim hattı ve üretim süreci içerisinde hangi noktalarda optimizasyonlar yapılacağı, yalın üretim felsefesinin getirdiği yaklaşımları bu sistem ile nasıl uygulayacağı öğretilmelidir. Şirkette oluşturulmaya çalışılan dijital değişimin ve dönüşümün tohumu, MES/MOM sistemi alınmaya karar verildiğinde atılmasına karşın, bu tohumun yeşermesi ancak dijital dönüşüm danışmanlarının vereceği doğru eğitimlerle mümkün olacaktır.
Tüm bu süreç boyunca belki de ilk adımdan son adıma kadar işletmenin önüne sürekli gelecek olan durum, akıllı fabrika değişimine ve dijital dönüşüme uyum sağlamak olacaktır. Elbette işletme içindeki işleyiş ve süreçleri değiştirme söz konusu olduğunda içinde insan faktörü olduğu için zorluklar yaşanabilmektedir. Çünkü insanların konfor alanından çıkması ya da konfor alanına değişimleri alması çok güçtür. Peki bu değişim nasıl başarılır? İşletme, verimsiz döndüğünü bildiği çarkından çıkıp MES MOM ile birlikte verimli bir şekilde dönen bir çarka nasıl çevrilecek?
Her iki sorunun cevabı niteliğinde bakıldığında başarılı bir MES MOM kurulumu her ne kadar işletmenin ihtiyaçlarının karşılanması ile alakalı olsa da olmazsa olmaz nokta, işletme yönetiminin bu değişim projesine desteğini sürekli hissettirmesidir. Yönetimin, en alt seviyeden en üst seviyeye, bu akıllı fabrika dönüşümünün bir şirket değişimi olduğunu ve başta kendilerinin bu değişime dahil olduğunu işletmeye hissettirmesi gerekmektedir. Bu durum liderini izleyen birçok çalışan için de yol gösterici olacaktır. Ancak olası kötü senaryoda istenmeyen birçok durum çığ gibi büyüyecektir. Çünkü yönetim kademesinde ikinci planda tutulan bir üretim yönetim sistemi, operatörlerinden planlamacısına bakımcısından üretimcisine öncelik olarak görülmeyecektir, problemler ertelenecektir ve sonunda sistem kullanılamaz hale gelecektir.
Bununla birlikte bir MES/MOM sisteminin sürdürülebilir olması ve işletme kültürü haline gelmesinde operatörlerin rolü yadsınamaz bir gerçektir. Çünkü operatörlerin sayesinde kök sebep çalışmaları yapılabilir ve kayıp analizleri gerçekleştirilebilir yapıdadır. O yüzden operatörün etkin şekilde dahil olduğu sistemler her zaman daha başarılı üretim yönetim sistemleri olacaktır. Sektörel görüşler incelendiğinde operatörlerin dijital dönüşüm süreçlerine ilk olumsuz tepkiyi veren kişiler olduğu görülmekle beraber akıllı fabrika dönüşüm süreci doğru aktarıldığında en hızlı şekilde adapte olan kişilerin operatörler olduğu görülmektedir. Operatörler açısından sürecin başında; kişisel performans ölçümü kaygıları olmasına karşın süreç ilerledikçe operatörlerin performanslarından ziyade OEE yaklaşımı altında makinelerin duruşlarını, makine performanslarını ve kalite kayıplarını ölçümleyen bir sistem olduğu onlar tarafından görülmektedir. Bununla birlikte sistemi yeni bir iş yükü getirecek olarak gören operatörler, kullanıcı dostu bir MES/MOM sistemi ile karşılaştıklarında aslında kendi işlerini kolaylaştırdığını fark ederler ve etkin bir kullanım sağlarlar.
Bunların yanında işletmelerde dijital dönüşüm hareketine sorumluların atanması, hedeflerin verilip KPI’larına eklenmesi, kurulum sürecinin bir plan ile takip edilmesi ve süreç sonundaki eğitimin doğru verilmesi tüm sürecin başarılı olmasına katkı sağlayan diğer etkenlerdir.
İşletmelerde dijital dönüşümün parçalarından biri olan MES/MOM’un kurulumu aslında hem üretim işletmeleri hem de üretim işletmelerinde yer alan personeller için korkulacak bir süreç değildir. Doğru bir çözüm ve iş ortağına, kullanıcı dostu bir MES/MOM sistemine, saha tecrübeli uzmanlara, yol gösterici dijital dönüşüm danışmanlarına sahip olmak ile akıllı fabrika dönüşüm süreci, günümüz üretim tesisleri için hiç olmadığı kadar kolay sağlanacaktır.