Endüstri 4.0 ve Dijital Dönüşüm Gelişmeleri

Üretim olgusunun ilk ortaya çıktığı günden bugüne üretim yapan işletmelerin varlığını sürdürmesini sağlayan etkenlerin başında kar etmek gelmektedir. Birinci Sanayi Devrimi süresince işletmeler ürettiklerinin maliyetinin üzerine karlarını da katarak satış yapma özgürlüğüne sahip olmasına karşın sürekli artan rekabet şartları üreticilerin satış fiyatını bu yöntemle belirleme özgürlüklerini zaman içinde elinden almış ve yerini ürünü zamanında, kaliteli ve uygun fiyata sağlayan üreticiyi tercih eden tüketici eğilimine geçiş başlamıştır. Günümüzde ürün talep eğrisinde yalnızca uygun fiyat, kaliteli üretim ve zamanında üretim yeterli gelmemekte, artık tüketicilerde ürünün inovatif özelliklerine karşı bir talep başlamıştır.

Ürünün istenilen fiyata satılamaması, üreticilere maliyetleri düşürerek hem karlarını artırmak hem de rekabet avantajı sağlamak seçeneğini bırakmaktadır. 1900’lü yılların başında Frederick Winslow Taylor (1856-1915) ile başlayan üretimde bilimsel teknikleri kullanarak maliyet düşürme ve kaliteyi artırma çalışmaları günümüze kadar ulaşarak çeşitli uygulama akımları ile sürekli gelişerek devam etmiştir. Yöntemler değişse de ana fikir sabit kalmıştır. İşletme için ana hedef, üretimdeki kayıpları azaltmaktır. Bu doğrultuda Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm gelişmelerinde sıklıkla gündem konusu olan Yalın Üretim Felsefesi ürüne katma değer sağlamayan her operasyonu kayıp olarak görürken, Toyota Üretim Sistemi stokları en büyük maliyet unsuru olarak değerlendirmiştir. TPM felsefesi makine arızalarından kaynaklı duruşların ve gecikmelerin azaltılması için, Six Sigma felsefesi ise seçilen kayıpların istatistiksel yöntemler ile ele alınıp iyileştirmesi üzerine metodlar belirlemiştir. Bu süreç içinde teknoloji de hızla gelişmiş, üretim daha hızlı, esnek ve kaliteli hale gelmiştir. Özellikle bilgisayarların üretimde kullanılmaya başlandığı Endüstri 3.0 Devrimi ile birlikte, bilgisayar destekli tasarım (CAD), bilgisayar destekli üretim (CAM) ve üretim yönetim sistemleri olan ERP, MES, CRM ile üretimdeki kayıplara karşı verilen bu mücadeleye büyük bir ivme kazandırmıştır.

Son endüstri devrimi olarak kabul edilen Endüstri 4.0 ile birlikte dünyanın dört bir yanında endüstriyel dönüşüm, endüstriyel dijital dönüşüm, akıllı fabrika yönetimi, akıllı üretim gibi farklı isimlendirilmelere sahip olan dijital dönüşüm süreçlerinde ulaşılmak istenen hedef; tüketici siparişinden ürünün tüketiciye teslim edilmesine kadar olan sürecin dijital araçlar kullanılarak, hızlı, doğru, kaliteli ve esnek bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle Endüstri 3.0’dan günümüzdeki son endüstri devrimi olan Endüstri 4.0’a kadar olan sürede bir diğer ikincil hedef, üretimin kayıpsız olması gerektiğidir.

İlgili Yazılar